Orman arazilerini çalanların Başbakan, bakan, milletvekili veya Belediye Reisi olduğu dünyamızda;
Ülkemize baktığımızda;
Daha yollarımızı doğru dürüst yapmamışken,
Daha yeni depremde 40 bin kişi kaybetmişken,
Daha eğitim sorunumuzu çözememişken,
En ufak sallantıda tüm resmi daire binaları çökerken,
Hatır için uyduruk binalara ruhsat verilirken,a
Daha doğru dürüst araba kullanmasını beceremezken,
Cumhurbaşkanımızı seçmeyi bile becerememiş TBMM üyeleri, gider ayak Nükleer Enerji Yasasını çıkardı. Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer yasayı geri çevirdi. Ama sonucu ne olacak, seçimlerden sonra belli olacak her halde..
Üç tarafı denizlerle, her tarafı nehirlerle, rüzgarlarla, yeraltı yığınla maden dolu ülkemiz, açıkça Fransa'dan tercüme edilmiş ve bütün gelişmiş ülkelerin artık terk ettiği Nükleer Enerji'yi, enerji sorunumuza çözüm olarak gören misyonsuz, vizyonsuz, çapsız, günü kurtarmaya çalışan ve ABD, AB, Küresel Sermayenin desteklediği AKP Hükümetin hazırladığı ve dayattığı Nükleer Enerji Yasa Tasarısını incelediğimde akılma kaymaklı ekmek kadayıfı geldi. Seversiniz değil mi? Hele bedava olunca herkes bayılır, tadına dıyum olmaz. Bakın ekmek kadayıfı tadında hazırlanan Nükleer Enerji Yasasında neler yazıyor;
1.Nükleer enerji arsasını devlet verecek.
2.Nükleer Enerji Santrali için gerekli parayı devlet, kredi olarak verecek.
3.Bir Nükleer Enerji Santrali ancak 15 yıl çalışabildiğinden 15 yıl sonra yıkım masrafı devlet tarfından karşılanacak.
4.15 yıl çalıştığı süre içersinde ürettiği tüm enerji devlet garantisi ile satın alınacak.
5. Bu 15 yıl süre içerisinde ilgili şirketten hiç bir şekilde KDV, ÖTV stopaj ve gelir vergisi alınmayacak.
6.Olası bir kazada, radyasyona yakalananların tazminatlarını ödemek üzere bir fon kurulacak, ama bu fon ödenecek tazminatlar için yetersiz kalırsa devlet karşılayacak ve devlet ödeyecek.
7.Bölgede olabilecek kişisel zararların tespiti ve tazminat miktarı için, uluslararası Paris Antlaşması geçerli olacak..diyor özetle..
Paris Antlaşması'nın 14.maddesi olası bir kaza veya sızıntıda radyasyona tabi kalanların isteyeceği tazminat tavanını bir milyar dolar olarak belirlemiş.
Acaba bu yasaya el kaldıranlar bu Paris Antlaşmasını biliyorlarmıydı? Yani 1000 kişi radyasyondan mağdur kalırsa, bir trilyon dolar para ödenecek..Neyle? Hangi devlet bütçesiyle?
Acaba bu yasaya el kaldıranlar Nükleer Enerjinin ne olduğunu, atıklarının ne olacağını, tehlikesinin nelere mal olacağını biliyorlarmıydı? Ülkemizin tamamının deprem kuşağında olduğunu unuttular mı? Nükleer Enerji Santralini, bir apartman veya gökdelen ruhsatı gibi mi sanıyorlar?
Böyle bir yasa ne için hazırlanır, amacı nedir?
Düşünüyorum, düşünüyorum bulamıyorum..
Akıl tutulması diyeceğim..
Ama akıl tutulması için önce akıl olması lazım..
Bu yasa akıllı adam işi, yani az da olsa veya eskiden de olsa azıcık akıllı adam işi değil..
Olası bir depremde veya herhangi bir kazada suç yine Tanrı'ya yüklenecektir. Tıpkı arabasının üzerine Allah'a Emanet veya Tanrı korusun diye yazdırıp 150-200 km hızla giden şoförün cenazesinde; Allah verdi, Allah aldı dedikleri gibi..
Esasında Türk halkı Nükleer Enerji tehlikesini, Çernobil kazasında dolayı çok iyi bilir. Hala Trakya ve Karadeniz'de kanser vakaları olduğunu duyuyoruz..İnsanlarımız ölüyor.
Televizyonlarda "radyasyondan, çaydan korkmayın için, bakın ben de içiyorum" diyen ama şu anda yıllardır kanserle uğraşan bakan Cahit Aral unuttu belki ama bilgisizce alel acele araştırmadan, Türk neslini karartacak bu yasayı çıkartan AKP'lileri Türk halkı hiç unutmayacak.
Seçimlerde AKP'ye oy vermeyi düşünen vatandaşlarımıza duyurulur..
E-Posta Gönder
Hits: 756
Yorumlar (0)

Yorumunuzu Yazın















